Kıbrıs’ın müzik sahnesinden dünyaya açılan güçlü isimlerinden Hüseyin Kırmızı, kariyerinin en çarpıcı duraklarından birine ulaşmak üzere. Başarıyla sürdürdüğü "Metamorphosis 26 Solo Piano" turnesi, sanatçıyı bu kez Avrupa'nın kalbinde, tarihin tozlu sayfalarıyla kesişen özel bir mekana, İtalya’daki Corte Palazzo Loredan Porcia’ya taşıyor. Kırmızı, 20 Haziran’da gerçekleşecek Piano City Pordenone Festivali kapsamındaki bu konserde, sadece kendi bestelerini değil, Kıbrıs’ın kolektif hafızasını da izleyiciyle buluşturacak.
Konserin gerçekleşeceği mekanın seçimi, tesadüften öte, tarihsel bir ironiyi ve köprü kurma arzusunu temsil ediyor. Loredan ailesine ait olan bu yapı, 1489-1571 yılları arasında adayı yöneten Venediklilerin Mağusa Kontu Marco Loredan’ın ikametgahıydı. Tam 500 yıl sonra, bir Kıbrıslı müzisyenin bu malikanede kendi topraklarının hikayesini anlatacak olması, Kırmızı için yalnızca sanatsal bir performans değil, aynı zamanda derin bir manevi sorumluluk. Sanatçı, bu özel buluşmayı "Venediklilere Kıbrıs’tan bir hikaye anlatmak" olarak tanımlıyor.
Kırmızı’nın üretim süreci, sadece notalardan ibaret değil; modern bir şehir diplomasisi yürütüyor. "Belle Paix: Memory of the Stones" gibi eserlerle tarihsel ve kültürel bağları müzikle yeniden dokuyan piyanist, turne boyunca gerçekleştirdiği temaslarda Kıbrıs’ın sanatsal potansiyelini de tanıtıyor. Lefkoşa Belediye Orkestrası ile kurduğu bağlar ve uluslararası iş birlikleri, onun bir kültür elçisi misyonuyla hareket ettiğini gösteriyor. Kendi imkanlarıyla bu zorlu yola çıkan Kırmızı, yerel desteğin kısıtlılığına rağmen tutkusundan vazgeçmiyor.
Turnenin finali, Ağustos ayında Tallinn Fringe Festivali'nin ardından sonbaharda Kıbrıs'ta yapılacak bir konserle taçlanacak. 2027-2028 yılları için şimdiden planlamalara başlayan Kırmızı, İtalya’da yaşayan tüm Kıbrıslıları, tarihin ve müziğin bu eşsiz kesişme noktasında kendisini yalnız bırakmamaya davet ediyor.