Hayatın dişlileri bazen en beklenmedik anlarda en ağır darbeleri vurur. Almanya'da yaşayan 47 yaşındaki bir kadın, tam da böyle bir sınavla karşı karşıyaydı. Otoimmün hemolitik anemi (kırmızı kan hücrelerine yönelik saldırı), immün trombositopeni (kan pulcuklarının hedef alınması) ve antifosfolipid sendromu (pıhtılaşma riskini artıran bir durum) gibi üç farklı ve birbiriyle bağlantılı, hayati tehlike arz eden hastalıkla on yılı aşkın süredir boğuşuyordu. Yıllarca süren tedavilerden sonuç alamayan hasta için umut ışığı, Erlangen Üniversitesi Hastanesi'nde denenen deneysel bir hücre tedavisinden doğdu. Bu yenilikçi yaklaşım, aslında kanser tedavisinde kullanılan CAR-T hücre terapisinden esinlenmiş. Süreç şöyle işliyor: Hastanın kendi T hücreleri alınıyor, laboratuvarda zararlı B hücrelerini tanıyacak ve yok edecek şekilde yeniden programlanıyor. Ardından bu 'silahlandırılmış' hücreler hastanın vücuduna geri veriliyor. Sonuçlar inanılmazdı. Tedavinin ardından hastanın durumu haftalar içinde gözle görülür şekilde iyileşmeye başladı. Her gün kan nakline bağımlı yaşayan ve sürekli kan sulandırıcı kullanan kadın, tedaviden sadece bir hafta sonra son kan naklini aldı. İki hafta içinde ise günlük rutin işlerini yapabilecek güce kavuştu. Üç farklı otoimmün hastalık, adeta aynı anda geri çekilmişti. Bilim insanları, bu tedavinin bağışıklık sistemini adeta baştan yarattığını, 'sıfırladığını' belirtiyor. Hastanın vücudunda, hastalığa yol açan hatalı B hücreleri ortadan kaldırıldı. Daha sonra yeniden oluşan B hücrelerinin ise sağlıklı olduğu gözlemlendi. Bu, bağışıklık sisteminin artık doğru sinyaller verdiğinin ve vücuduna saldırmadığının bir işaretiydi. Şu anda 14 aydır herhangi bir tedavi almadan remisyonda olan hastanın yaşam kalitesindeki artış dikkat çekici.
Bağışıklık Sistemi Sıfırlandı: Üç Ölümcül Otoimmün Hastalığı Yenen Kadının Çarpıcı Kurtuluşu