Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yılın ikinci çeyreğine ait turizm karnesini incelerken ezber bozan bir yaklaşımı masaya koydu. Sektördeki başarıyı artık sadece kapıdan giren turist sayısıyla ölçme dönemi kapanıyor; ekonomi yönetimi, turistin harcama kapasitesini merkeze alan bir verimlilik modeline geçişin sinyallerini veriyor. Bakan'a göre, ziyarete gelen kişi sayısındaki ufak tefek iniş çıkışlar tali bir konu; asıl mesele, her bir turistin ülkede bıraktığı döviz miktarındaki kalıcı yükseliş.
Sektörün finansal omurgasını güçlendirmek için düğmeye basıldı. Şimşek, 60 milyar liralık Hazine destekli finansman paketinin işletmeler için can suyu olacağını vurgularken, istihdamı korumaya yönelik prim teşviklerinin de süreceğini belirtti. Ancak bu destekler, sadece mevcut düzeni sürdürmek için değil; turizmin 'deniz-kum-güneş' üçgeninden çıkarılıp çok daha geniş bir yelpazeye yayılması için tasarlandı.
Bakanlığın yeni rotasında sağlık turizminden kongre organizasyonlarına, spor etkinliklerinden kültürel mirasa kadar yüksek gelir getiren niş alanlar yer alıyor. Türkiye, küresel rekabette elini güçlendirmek için sunduğu hizmetin kalitesini ve çeşitliliğini artırarak, daha yüksek harcama potansiyeline sahip bir turist profilini hedefliyor. Özetle Ankara, turizmi sadece bir hizmet sektörü olarak değil, ülkeye katma değer sağlayan stratejik bir ihracat kalemi olarak yeniden konumlandırıyor.