İstanbul’un kalbinde, Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nun o kendine has atmosferi, bu kez usta şairin dizeleriyle sarsıldı. İBB İstanbul Gençlik Orkestrası ve Anadolu Kolektif’in hummalı bir çalışmayla hayata geçirdiği “Ben Nâzım” prodüksiyonu, şairin yaşam öyküsünü müziğin gücüyle harmanlayarak binlerce kişiye ulaştırdı.
Sahnede sadece bir konser değil, adeta bir devrin dökümü vardı. Nâzım’ın kendi kaleminden çıkan “Otobiyografi” şiirinin rehberliğinde ilerleyen performans; şairin sürgün yıllarını, tutkusunu ve memleket sevdasını sahne diliyle yeniden inşa etti. Dizeler notalara karıştığında, 1902’den bugüne uzanan o hüzünlü ama dik duruşlu yolculuk, izleyicinin zihninde ete kemiğe büründü.
“Geriye dönmeyi sevmem” diyen o cesur ses, Harbiye’nin taş basamaklarında yankılanırken, orkestranın tınıları bu kararlı duruşu pekiştirdi. İzleyiciler, Nâzım’ın hayatındaki dönüm noktalarını sadece dinlemekle kalmadı, o dönemin ruhunu adeta soludu. Aşk, hapis ve gurbet temaları etrafında şekillenen gece, edebiyat ile müziğin en saf haliyle buluştuğu nadir anlardan biri olarak kayıtlara geçti.