Dünyanın üretim merkezi Çin, son yılların en sancılı ekonomik tablolarından biriyle karşı karşıya. Ulusal İstatistik Bürosu tarafından paylaşılan veriler, mayıs ayında perakende satışların yüzde 0,1 oranında gerilediğini tescilledi. Bu tablo, Mart 2020'den bu yana görülmemiş bir geri çekilmeyi işaret ederken, dev ekonominin büyüme motorunun teklediğine dair endişeleri körüklüyor.
Sektörel bazda bakıldığında tablo oldukça keskin bir ayrışmaya işaret ediyor. Fiziksel mağazalar kepenk kapatma veya müşteri kaybetme korkusuyla boğuşurken, dijital platformlar yüzde 7,9'luk bir genişlemeyle piyasanın tek nefes borusu olmayı sürdürüyor. Ancak online kanallardaki bu iyimserlik, hanehalkının harcama yaparken sergilediği tutukluğu ve geleceğe dönük kaygıları gizlemek için yeterli değil.
Yalnızca tüketim cephesi değil, üretim ve yatırım sahaları da beklenen ivmeden oldukça uzak. Sabit kıymet yatırımlarının yüzde 4, sanayi üretiminin ise yüzde 2,6 seviyesinde kalması, Pekin'in yıl genelindeki hedefleri için ciddi bir alarm zili niteliğinde. Hükümet kanadı, ekonomiyi yeniden rayına oturtmak için yeni teşvik paketlerini tozlu raflardan indirmeye hazırlanıyor. Yine de küresel yatırımcılar için Çin'in bu sessiz krizi, önümüzdeki çeyreklerde piyasaları etkileyecek en büyük belirsizlik unsuru olmaya devam ediyor.