Konya'da bir kafenin depo kısmında elleri arkadan bağlı halde bulunan 19 yaşındaki Necmettin Erbakan Üniversitesi öğrencisi Hene Ebuzeyneb'in ölümü, Türkiye'deki göçmen kadınların güvenlik sorununu yeniden tartışmaya açtı. Olayın ardından harekete geçen DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yanıtlaması istemiyle kapsamlı bir yazılı soru önergesi hazırladı.
Genç kadının cansız bedeni, çalıştığı kafede mesai arkadaşları tarafından tesadüfen bulundu. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında güvenlik kamerası kayıtları incelemeye alınırken, cenaze otopsi için Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi. Ancak Ebuzeyneb'in ölümü, özellikle daha önce Karabük'te yaşanan ve yargı süreci tartışmalı sonuçlanan Dina vakasını hatırlatarak kamuoyunda derin bir güvensizlik duygusu yarattı.
Saki, önergesinde sadece münferit bir olaya odaklanmakla kalmadı, sistemik bir soruna parmak bastı. Son beş yıl içinde Türkiye'de göçmen, mülteci veya uluslararası öğrenci statüsündeki kadınların karıştığı şüpheli ölüm vakalarının çetelesini isteyen Saki, bu dosyalardan kaçının mahkûmiyetle sonuçlandığını, kaçının ise “kovuşturmaya yer olmadığı” gerekçesiyle kapatıldığını sordu. Milletvekili, Bakanlığın bu tür vakaları izlemek için özel bir mekanizma kurup kurmadığını da sorguladı.
Hene Ebuzeyneb'in ölümünün ardındaki sis perdesinin aralanıp aralanmayacağı, yürütülen soruşturmanın şeffaflığına bağlı. Saki, Bakanlık'tan sadece bu olayın detaylarını değil, Türkiye'deki yabancı uyruklu kadınların yaşam hakkının korunmasına dair somut bir veri takip sistemi olup olmadığını da açıklamasını talep ediyor.