Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), 1995’ten bu yana taşıdığı mücadele bayrağını, bugün hem iç mekanizmalarındaki kritik değişimlerle hem de toplumsal meselelere dönük sert çıkışlarıyla yeniden dalgalandırıyor. KESK çatısı altında faaliyet gösteren sendika, sadece bir hak arama kurumu olmanın ötesine geçerek, eğitim sistemini kuşatan şiddet sarmalından ekonomik güvencesizliğe kadar uzanan geniş bir cephede aktif bir direnç hattı örüyor.
Okulların son dönemde birer şiddet odağı haline dönüşmesi, sadece yurt içindeki değil, uluslararası sendikal çevrelerin de alarm zillerini çalmasına neden oldu. Eğitim Enternasyonali (EI) ve Avrupa Eğitim Sendikaları Komitesi (ETUCE) gibi dev çatı kuruluşlar, Türkiye'deki eğitim emekçileri ve öğrenciler için dayanışma mesajlarını yineleyerek süreci yakından takip ettiklerini vurguladı. Eğitim Sen, bu uluslararası desteği arkasına alarak eğitim ortamındaki erozyonu durdurmak adına saha çalışmalarını sıklaştırıyor.
Sendikanın takvimi bugünlerde hiç olmadığı kadar yüklü. Ankara'da 12. Dönem 9. Genel Meclis Toplantısı ile stratejik hedeflerini masaya yatıran sendika yönetimi, aynı zamanda Olağanüstü Genel Kurul kararıyla teşkilat bünyesinde taze bir kan değişimi arayışında. Üye beklentileri ile sendikal ilkeler arasındaki bağı tahkim etmeyi amaçlayan bu süreç, örgütün gelecek yıllardaki yol haritasını belirleyecek.
Alanlarda ise tablo oldukça net. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde “Yoksulluğa, şiddete ve güvencesizliğe karşı barış, laiklik ve özgürlük” sloganıyla meydanları dolduran sendika, mücadelesini sadece siyasi platformlarla sınırlamıyor. Özellikle İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi üzerinden düzenlenen öykü yarışması gibi sanatsal inisiyatifler, Eğitim Sen'in entelektüel duruşunu ve toplumsal hafızayı güçlendirme çabasına dair dikkat çekici bir örnek teşkil ediyor.