İflasyonu 2001 Krizinden Sonra %5'e Düşürebilsek Şimdiki Tartışmaları Yaşıyorduk

İflasyonu 2001 Krizinden Sonra %5'e Düşürebilsek Şimdiki Tartışmaları Yaşıyorduk

Kriz dönemleri, bir toplumun ekonomik yapısının sert testini yapar. 2001 krizinden sonra Türkiye’nin bankacılık sistemi çöktüğü, enflasyonun 44 yılın en yüksek seviyeye ulaştığı bir döneme girdiği biliniyor. Ancak ekonomik reformlara rağmen bugüne kadar %5’in altına inen enflasyonun tekrar yükseldiği kritik bir nokta.

2000’lerin başında uygulanan güçlü mali disiplin ve faiz artırmaları, kısa sürede enflasyonu %5 civarına çekti. Bu başarı, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in “Para basmayız” sözüyle sembolikleşti. Ancak bu süreçte alınan tedbirlerin sürekliliği eleştiri konusu oldu. 2015’te %12,5’e yükselen enflasyon, 2023’te ise %80’in üzerine fırladı.

Ekonomistler, 2001 krizinden alınan derslerin tamamıyla unutulduğunu savunuyor. “İflasyonun düşmesi kısa vadeli bir başarı; sürdürülebilir olmamasıysa sistemik kusurların göstergesi” diyen bazı analistler, Merkez Bankası politikalarının zamanla gevşemesine değiniyor. Üretim maliyetlerindeki artış, döviz kuru dalgalanmaları ve bütçe açıklarının artışı, durağan verimin peşinden giden politikaların hatalarını ortaya koyuyor.

Enflasyonun %5’te kalması için ne gerekiyor? Uzmanlar, hem Merkez Bankası’nın bağımsızlığını korumasını hem de kamu harcamalarının kontrol altına alınmasını öneriyor. Ancak 2023 seçimleri sonrası alınan önlemler bu yolda yetersiz kaldı. Geçici çözümler yerine köklü reformlar aranması gerektiğini savunanlar, 2001 krizinin hikayesini yeniden yazmamak için zamanın geldiğini belirtiyor.