Foça'nın Mavi Sularında Kara Leke: 'Çamur Dağları' Alarm Veriyor!

Foça'nın Mavi Sularında Kara Leke: 'Çamur Dağları' Alarm Veriyor!

Ege'nin incisi Foça ve Karaburun Yarımadası, Cumhurbaşkanlığı kararıyla Türkiye'nin 18 Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgesi arasında yer alıyor. Ancak son haftalarda balıkçı ağlarından çıkan ve denizin dibinde adeta tepecikler oluşturan çamurlar, bu eşsiz coğrafyayı tehdit eden ciddi bir çevre felaketine işaret ediyor. Bölge sakinleri, İzmir Körfezi'nde yürütülen dip tarama çalışmalarından elde edilen balçığın, tüm yasalara aykırı bir şekilde bu hassas bölgeye boşaltıldığını öne sürerek kamuoyuna acil yanıt beklediklerini dile getirdi.

Denizdeki bu kirlilik sadece ekosistemi değil, Foça'nın can damarları olan balıkçılığı ve turizmi de derinden sarsıyor. Balıkçılar, çamur taşıyan gemilerin takip sistemlerini kasten kapatarak, körfezden çıktıktan hemen sonra yüklerini Foça açıklarına boşalttığını iddia ederek feryat ediyor. "Bizi bitirdiler" diyen denizciler, geçim kaynaklarının yok oluşuna tanıklık ederken, bölge halkı bu tehdit ortadan kalkana dek mücadele kararlılıklarını ilan etti. Nitekim, 14 Mart'ta Foça'da bir insan zinciri oluşturularak bu duruma karşı güçlü bir protesto gerçekleştirilecek.

Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu Sözcüsü Ramis Sağlam, durumun vahametine dikkat çekerek, "Bu bölge, bırakın çamur boşaltılmasını, zıpkınla balık avlanmasının bile yasak olduğu özel bir alandır" ifadelerini kullandı. Sağlam, güzellikleriyle ve binlerce yıllık geçmişiyle tanınan bu alanın, Akdeniz fokları gibi nadir türlerin üreme ve yaşam sahası olduğunu vurguladı. Çamur dökümü için belirlenen mesafenin 6 mil olarak telaffuz edilmesine rağmen, deşarjın kıyıya yalnızca 2 mil mesafede yapıldığına dair iddialar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni hedef gösterdi. Sağlam, ilgili tüm kurumları göreve çağırarak, "Daha temiz bir deniz, daha yaşanabilir bir Foça istiyoruz" dedi.

Kamuoyunun acil yanıt beklediği soruları sıralayan Sağlam, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na seslenerek, İzmir Körfezi'nden çıkarılan çamurun ÖÇK bölgesi olan Foça açıklarına boşaltılmasına dair izin veya uygunluk belgesini nasıl verdiğini sorguladı. Ayrıca, onay yetkisi bulunan Bakanlığın, döküm faaliyetinin gerçekleştiği 'E-3 döküm sahası' koordinatlarının ÖÇK bölgesiyle olan ilişkisini açıklaması gerektiğini belirtti. Denetim yetkisinin Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda olduğunu hatırlatan Sağlam, Sahil Güvenlik'ten de bu konudaki tespitlerini ve varsa açıklamalarını talep etti. Bu çamurun ÖÇK bölgesine dökülmesinin kabul edilemez olduğunun altını çizdi.

Foça Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ceyhan Çetin de, son bir haftadır balıkçıların denizde karşılaştığı 'çamur dağları' yüzünden ağlarının parçalandığını aktardı. Marine Traffic sisteminden yapılan takipte, çamur taşıyan gemilerin belirlenen alanlar yerine farklı bölgelere döküm yaptığının tespit edildiğini belirten Çetin, "Böyle devam ederse ekosistem çökecek, balıkçılık diye bir şey kalmayacak" uyarısında bulundu. Çetin, dip akıntılarıyla yükselecek çamurun suyu bulandıracağını, bunun da Foça'nın turizmini sekteye uğratarak insanların denize girmekten kaçınmasına yol açacağını dile getirdi.

Balıkçı Necati Bozyar ise durumu daha da dehşet verici ayrıntılarla anlattı. Çamur taşıyan teknelerin, mevkilerini gizlemek amacıyla AIS takip cihazlarını kapattıklarını, hatta körfezden hareket eder etmez kapaklarını aralayarak çamuru yola saçtıklarını iddia etti. "Geçenlerde aynı şeyi yaşadık, telsizden seslenmek zorunda kaldık" diyen Bozyar, gemilerin takip cihazları kapalıyken üzerlerine geldiğini, uyarı üzerine rota değiştirip döküm yaptığını belirtti. Yıllardır çalıştıkları denizden artık balık yerine lastik parçaları, kayalar, poşetler, demirler ve akla gelmeyecek türlü pisliğin çıktığını belirten Bozyar, "Normal koordinatlara dökülse uzak dururuz ama bu sene başka yere dökme işini abarttılar, bizi mahvettiler" sözleriyle isyanını dile getirdi.

Foça'nın geleceği için endişe duyan bölge halkı, bu çevre felaketinin bir an önce durdurulması için tüm yetkililere çağrı yaparken, 14 Mart'ta düzenlenecek insan zinciri eylemiyle seslerini daha gür duyurmayı hedefliyor. Temiz bir çevre, sağlıklı bir ekosistem ve sürdürülebilir bir gelecek için mücadelelerinin süreceği vurgulanıyor.