Tunceli'de 2020 yılının Ocak ayında esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'ya ne olduğu sorusu, aradan geçen dört yıla rağmen yanıtsızlığını korurken, soruşturmada ortaya çıkan yeni bilgiler şok etkisi yarattı. Dosyaya giren ifadeler, genç kadının cep telefonunun şüpheli Zeinal Abarakov tarafından Rusça bir uygulama aracılığıyla uzaktan kontrol edildiğini, dijital izlerinin adım adım takip edildiğini ve hatta verilerin silinme potansiyeli bulunduğunu gözler önüne seriyor.
Soruşturma makamlarına ulaşan çarpıcı detaylara göre, Abarakov'un Gülistan Doku'nun telefonuna kurduğu bu yazılım, yalnızca konum takibi yapmakla kalmıyor, aynı zamanda cihazdaki tüm verilere erişim imkanı sunuyordu. Bu durum, Doku'nun kişisel yazışmalarından fotoğraf galerisine, arama geçmişinden sosyal medya faaliyetlerine kadar birçok mahrem bilgisinin Abarakov'un denetiminde olduğunu düşündürüyor. Dijital dünyadaki bu derin müdahale, kayboluş öncesi ve sonrası olası delil karartma ihtimallerini de güçlendiriyor.
Yetkililer, bu casus yazılımın varlığının, Doku'nun kayboluşuyla ilgili ortaya atılan komplo teorileri ve manipülasyon iddialarına farklı bir boyut kazandırdığını belirtiyor. Bir kişinin dijital yaşamının bu denli yakın takibe alınması ve uzaktan kontrol edilmesi, Doku'nun özgür iradesi üzerindeki olası baskıyı ve kayboluşunun ardındaki nedenlere dair yeni soruları beraberinde getiriyor. Bu gelişme, yıllardır süren hukuki mücadelede kilit bir aşama olarak değerlendiriliyor.
Soruşturmanın bu yeni boyutu, Zeinal Abarakov'un ve çevresindekilerin ifadeleriyle derinleştirilirken, savcılık yetkilileri telefon üzerindeki adli incelemelerin titizlikle sürdüğünü belirtiyor. Rusça uygulamanın tam işlevi, Doku'nun telefonunda ne kadar süre aktif kaldığı ve bu süre zarfında hangi verilere erişildiği gibi soruların yanıtları, Gülistan Doku'nun akıbetini aydınlatmada belirleyici rol oynayacak.