Türkiye, yetiştirdiği en parlak zihinlerden, tarihin yaşayan hafızası Prof. Dr. İlber Ortaylı'yı kaybetti. 78 yaşındaki usta tarihçi, uzun süredir mücadele ettiği diyabet ve böbrek rahatsızlıkları nedeniyle haftada üç gün diyalize girmesinin yanı sıra, bağışıklık sistemiyle ilgili de tedavi görüyordu. Sağlık sorunlarının son dönemde nüksetmesi üzerine hastaneye kaldırılan Ortaylı, Koç Üniversitesi Hastanesi'nin yoğun bakımında verdiği yaşam mücadelesini bugün yitirdi.
Bu derin üzüntü yurdun dört bir yanına yayılırken, Ortaylı'nın yıllar önce verdiği bir röportajda dile getirdiği 'mezar yeri' vasiyeti yeniden konuşulmaya başlandı. Sanatçı ve aydınların ebedi istirahatgahları genellikle merak konusu olurken, Ortaylı bu soruya kendi özgün üslubuyla yanıt vermişti: 'Herhalde Gelibolu olur. Burada istemiyorum. Kalabalık sevmiyorum.' Bu sözler, onun toplumsal karmaşadan uzak, tarihi derinliği olan bir coğrafyada huzur bulma arzusunu gözler önüne serdi.
Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatının ardından, eski eşi Ayşe Özdolay ve kızı Tuna Ortaylı Kazıcı, Koç Üniversitesi Hastanesi önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Özdolay, usta tarihçinin uzun süredir artan sağlık sorunlarıyla boğuştuğunu ancak hayatı aktif yaşamayı seven kişiliği nedeniyle bu durumu mümkün olduğunca çevresine hissettirmemeye çalıştığını belirtti. 'Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı' diyen Özdolay, tüm süreç boyunca Koç Üniversitesi Hastanesi personelinin, doktorundan hemşiresine kadar her kademeden büyük destek gördüklerini, Ortaylı'nın hem tıbbi hem insani açıdan en iyi bakımı aldığını vurguladı. Arayan, soran, destek olan herkese teşekkürlerini iletti.
Kızı Tuna Ortaylı Kazıcı ise babasının dolu dolu ve severek yaşadığını ifade etti. 'Umarım, bu hayatında birilerine dokunmuşluğu ve bu şekilde faydası olmuştur' sözleriyle, ardında bıraktığı entelektüel mirasın ve insani dokunuşların önemini dile getirdi.