İstanbul Okullarında 'Vardiyalı Sistem' Kabusu Yavaş Yavaş Tarihe Karışıyor

İstanbul Okullarında 'Vardiyalı Sistem' Kabusu Yavaş Yavaş Tarihe Karışıyor

İstanbul, yıllardır çözülemeyen bir düğüm olan ikili öğretim sorununda kritik bir eşiği aştı. Sabahın kör karanlığında yollara düşen öğrencilerin ve öğleden sonra ders bitiminde eve dönüş saati geceye kalan çocukların oluşturduğu o tablo, devasa yatırımlarla değişmeye başladı. İstanbul Valiliği'nin paylaştığı güncel veriler, eğitim sistemindeki bu 'vardiyalı' düzenin yüzde 19 seviyesine kadar gerilediğini ortaya koyuyor.

Bu dönüşüm, sadece beton ve tuğladan ibaret bir bina seferberliği değil. Son üç yıllık süreçte, kentin en yoğun nüfuslu mahallelerinden başlayarak hayata geçirilen okul projeleri ve mevcut binalara eklenen derslikler, eğitimdeki darboğazı ciddi oranda rahatlattı. Öğrenci başına düşen alanı genişletmeyi hedefleyen bu stratejik hamle, aslında çocukların okulda geçirdiği sürenin niteliğini de doğrudan yükseltiyor.

Sabahçı ve öğlenci sisteminin yarattığı zaman kısıtlılığı, öğrencilerin sosyal ve kültürel gelişimlerini de kısıtlıyordu. Şimdi ise daha uzun ders süreleri, hem öğretmenlerin müfredatı daha derinlikli işlemesine hem de öğrencilerin okul içindeki sosyalleşme imkanlarının artmasına olanak tanıyor. Ders bitiminde eve dönen bir öğrenci için artık gün ışığından mahrum kalmak bir zorunluluk olmaktan çıkıyor; bu da veliler üzerinde uzun süredir biriken o büyük yükü hafifletiyor.

Yüzde 19'luk oran, hedefe yaklaşıldığının bir kanıtı olsa da İstanbul gibi sürekli göç alan ve nüfusu kabaran bir metropolde rehavete yer yok. Yetkililer, tekli eğitime geçişin bir tercih değil, zorunluluk olduğunun bilincinde. Kentsel dönüşüm süreçleriyle entegre edilen yeni okul planlamaları, önümüzdeki dönemde bu rakamı daha da aşağı çekmek için tek yol gibi görünüyor. Şehrin eğitim haritası, çocukların çok daha insani ve çağdaş şartlarda ders başı yapabileceği bir geleceğe doğru yavaş ama kararlı bir şekilde evriliyor.