LG, G5'in o tartışmalı modüler yapısını bir kenara bırakarak G6 ile stratejik bir geri dönüş yaptı. Artık odak noktası sökülüp takılan aksesuarlar değil; ekranın içine hapsolmuş bir görsel deneyim ve yekpare bir kasa bütünlüğü. Marka, bu hamlesiyle deneysel süreçlerin yarattığı yorgunluğu silip, daha klasik ama modern bir çizgiye yerleşmeyi hedefliyor.
Cihaz, elinize aldığınızda yüksek kaliteli cam ve alüminyumun uyumunu hissettiriyor. Ekran-gövde oranı yüzde 78.6 ile oldukça etkileyici. Ancak burada bir detay dikkatten kaçmıyor: Arka panelde Gorilla Glass 5 tercih edilirken, ön ekranda Gorilla Glass 3 kullanılması, dayanıklılık açısından bazı soru işaretleri yaratmıyor değil. Yine de cihazın IP68 sertifikası ile suya karşı direnç göstermesi, günlük kullanımda sunduğu güveni artırıyor.
Donanım tarafında LG, Snapdragon 835 yerine 821 yonga setini seçerek herkesi şaşırttı. Kağıt üzerinde bir dezavantaj gibi görünse de, günlük kullanımda telefon gayet akıcı. Çoklu görevlerde veya yoğun oyun seanslarında bir takılma yaşatmıyor; ısınma yönetimi konusunda ise oldukça başarılı. Ancak 32 GB'lık dahili depolama alanı, günümüz standartları düşünüldüğünde biraz kısıtlı bir alan bırakıyor.
G6'nın asıl parladığı nokta, 18:9 oranındaki 5.7 inçlik FullVision ekranı. Netflix veya HDR içerik tüketenler için bu panel bir şölen sunuyor. Kamera tarafında ise LG, geniş açılı çekim yeteneğini koruyarak pratikliğini sürdürüyor. G5’in o meşhur kamera kamburu gitmiş, yerini daha pürüzsüz bir arka tasarıma bırakmış. Ancak gece çekimlerinde cihazın rakiplerine kıyasla bir miktar geri kaldığını da eklemek gerek.
Sonuç olarak G6; 3200-3600 TL bandında, Galaxy S8 gibi devlerle aynı ringe çıkıyor. Kusursuz değil, ancak LG’nin doğru yolda olduğunu kanıtlayan, zarif ve dengeli bir cihaz. Eğer modülerlikten ziyade sağlam bir ekran ve şık bir tasarım arıyorsanız, G6 listenizin üst sıralarında yer almayı hak ediyor.