Müfredatın Ötesinde Bir Direniş: Eğitim Sen Hafızayı Kitaplığa Taşıyor

Müfredatın Ötesinde Bir Direniş: Eğitim Sen Hafızayı Kitaplığa Taşıyor

Eğitim Sen, 1995'ten bu yana yalnızca toplu sözleşme masalarında sesini duyuran bir yapı olmanın ötesine geçerek, ülkenin eğitim hafızasını ilmek ilmek işleyen devasa bir arşivin mimarı haline geldi. Sendika binasının kapısından içeri girenleri artık sadece dilekçeler ve eylem kararları değil, akademik derinliği olan bir külliyat karşılıyor. Emeği bir değer, hak arayışını ise entelektüel bir süreç olarak konumlandıran kurum, Türkiye'nin son otuz yılına tanıklık eden belgeleri sistematik bir düzene sokuyor.

Hukuki direncin teknik bir bilgi birikimi gerektirdiğini bilen yönetim, bu alanı Prof. Dr. Mustafa Altıntaş’ın disiplin soruşturmaları üzerine hazırladığı rehberle destekliyor. Bu çalışma, sendikanın sokağa çıkan gücünü masa başında hukuki bir zırhla tahkim etme arzusunun en somut nişanesi. Benzer şekilde Feyzullah Ertuğrul’un kaleminden çıkan TÖS ve TÖB-DER odaklı araştırmalar, bugünün sendikacılığına geçmişin çetin tecrübelerinden süzülmüş bir pusula sunuyor. Yerel mücadeleleri uluslararası verilerle harmanlayan bu bakış açısı, sendikayı dar bir kalıptan çıkarıp evrensel bir hak arayışının merkezine yerleştiriyor.

Eğitim Sen'in yayıncılık vizyonu, sendikacılığı maaş pazarlıklarıyla sınırlı gören anlayışa karşı açık bir başkaldırı niteliğinde. Laik eğitimden pandemi döneminin yarattığı derin çelişkilere kadar pek çok başlığı mercek altına alan sendika, bir yandan tarihsel mirasını korumaya çalışırken diğer yandan yarının eğitim politikalarına entelektüel bir zemin hazırlıyor. Özetle sendika, artık sadece bugünü değil, Türkiye'nin eğitim tarihinin gelecekte nasıl okunacağını da inşa ediyor.