Başkan Donald Trump'ın "Savaş büyük ölçüde tamamlandı" sözleri, Ortadoğu'daki gerçeklerle taban tabana zıt bir tablo çiziyor. New York Times'ın titiz çalışması, uydu görüntüleri ve askeri raporlara dayanarak, bölgedeki Amerikan varlığının ne denli ağır bir yara aldığını gözler önüne serdi. İran'ın füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları, en az 17 Amerikan askeri üssünü, büyükelçiliğini ve hava savunma tesisini doğrudan vurarak ciddi yıkıma yol açtı. Sadece iki tesiste meydana gelen hasarın maliyeti 700 milyon doları bulurken, ABD'li askeri yetkililer Tahran'ın savaş hazırlık seviyesini hafife aldıklarını itiraf etmek zorunda kaldı.
Amerikan askeri yetkililerinin bu açık itirafı, misilleme saldırılarının şiddetinin ve koordinasyonunun, İran'ın Trump yönetimindeki pek çok kişinin öngörüsünden çok daha hazırlıklı olduğunu kanıtladığını ortaya koydu. Bölgedeki Amerikan askeri altyapısının yaklaşık yarısını oluşturan 11 üs, bu saldırılardan nasibini aldı. Hedefler arasında, ABD'nin Ortadoğu'daki en büyük askeri varlıklarından biri olan Katar'daki El Udeid Hava Üssü, Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü ile Kuveyt'te bulunan Ali El Salem ve Camp Buehring üsleri yer alıyordu.
Daha önce Pentagon tarafından açıklanan "7 Amerikan askeri hayatını kaybetti" bilgisi, New York Times'ın detaylı haberiyle nihayet açıklığa kavuştu. Uydu görüntüleri, 1 Mart'ta Kuveyt'teki Shuaiba Limanı'nda askeri personeli barındıran bir yapının çatısının, İran İHA'sı tarafından hedef alınarak çökertildiğini kesinleştirdi. Bu tek saldırıda altı Amerikan askeri yaşamını yitirirken, Suudi Arabistan'daki bir ABD üssüne yapılan farklı bir vuruşta bir asker daha hayatını kaybetti.
İran'ın bu saldırılarda rastgele hedefler seçmediği, aksine ABD'nin bölgedeki hava savunma ve iletişim altyapısını 'sistematik' bir yaklaşımla vurduğu, milyarlarca dolarlık zararın kaynağı oldu. Ürdün'deki Muvaffak Saltı Hava Üssü'nde, balistik füzeleri izleyen devasa THAAD sistemine ait bir radar ağır darbe aldı. Askeri belgelere göre, böylesi tek bir radar ünitesinin maliyeti yarım milyar doları (500 milyon dolar) buluyor. Bahreyn'de ise, 28 Şubat'ta İran İHA'sının ABD Donanması 5. Filo Karargâhı'ndaki bir iletişim kulesini (radome) vurması Pentagon'a 200 milyon dolarlık bir fatura çıkardı. Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü'nden Michael Eisenstadt, hasar gören bu ileri teknoloji radarların onarımının veya yenilenmesinin son derece güç olduğunu vurguladı.
İran'ın saldırıları sadece askeri tesislerle sınırlı kalmadı; diplomatik hedefler de nasibini aldı. Dubai'deki ABD Konsolosluğu ile Kuveyt ve Riyad'daki ABD Büyükelçilikleri vurularak geçici süreyle kapanmak zorunda kaldı. Cumartesi gecesi ise Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği roketli saldırının hedefi oldu. Haberde ayrıca, Türkiye hava sahasını doğrudan ilgilendiren kritik bir ayrıntı da yer buldu: İran'dan fırlatılan füzelerin Türkiye sınırlarına kadar ulaştığı belirtilirken, 4 Mart'ta NATO tarafından engellenen bir füzenin aslında Adana'daki İncirlik Hava Üssü'nü hedeflediği, üst düzey bir Amerikalı askeri yetkili tarafından doğrulandı. Bu bilgi, çatışmanın bölgesel yayılım potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.