Ankara 8. İdare Mahkemesi, Türk Eğitim Sen üyesi bir öğretmene re’sen atama sürecinde aile birliği mazeretinin ihlaliyle ilgili dava kapsamında 2025/1851E sayılı kararıyla uygulamanın yürütmeyi durdurulmasına karar verdi. Karar, norm kadro fazlası atamalarındaki hukuki açıklığı ve memurlarla ilgili özel düzenlemlerin çatışısını irdelerken, yargıçlar hukuksuzluk sonucunu çıkardı.
Yargıtay karar gerekçelerinde, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Öğretmen Atama Yönetmeliği'nin 53. maddesinde 'norm fazlası' öğretmenlerin tercih ve hizmet puanına göre atanacağına yer verdiğini, ancak aile birliği gibi mazeretlerin bu süreçte ihlal edildiğini belirtti. Mahkeme, yönetmelikte mazeretlere özel atama kolaylıklarının varlığını vurgularken, bu düzenlemelerin norm kadro farkı gerekçesiyle aksatılmaması gerektiğini savundu.
Davacının eşinin Milli Savunma Bakanlığı'nda çalıştığını, aile birliği mazeretiyle Çankaya ilçesine atanmış olması mahkemeye dikkat çekti. Ancak bakanlık, norm kadro farkı gerekçesiyle başka bir ilçeye re’sen atamasını gerçekleştirdi. Yargıtay bu durumun, mazeretli atamaların amacını ortadan kaldıracağını, dolayısıyla hukuka aykırı olacağını öngördü.
Kararda özellikle ilgi çeken nokta, memurlarla ilgili Devlet Memurları Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin mazeret durumlarını tek tek saymasıydı. Yargıtay, bu ayrıntılı düzenlemelerin norm kadro atamalarında göz ardı edilemeyeceği kanaatine vardı. Davacı öğretmenin yeni ilçeye gidiş-gelişi zorunluluğuyla aile birliğinin bozulması ve telafisi zor zararların oluşması da duruma ağırlık kattı.
İdare mahkemeleri şimdiye kadarki kararlarla öğretmen atamalarında 'aile birliği' mazeretinin norm kadro farkı gerekçesiyle bastırılamayacağını teyit ediyor. Bu tür davaların sayısı arttıkça memurlarla ilgili hukuki belirsizlikler de artmaya devam ediyor. Hakimlerin kararlarla çizdiği çizgide, devletin idari kararlarının bireysel hukuklarla çakışması bir kez daha kritik noktaya çıkmış durumda.