Hollywood'un en zeki beyinlerinden biri olarak kabul edilen, 'Oppenheimer' gibi iddialı yapımlarla sinema perdesini sallayan Christopher Nolan'dan beklenmedik bir itiraf geldi. Yönetmen koltuğunda otururken adeta bir mimar gibi çalışan, her kareyi titizlikle planlayan Nolan'ın, aslında yüreğinin bir köşesinde bol aksiyonlu yapımlara karşı büyük bir sevgi beslediği ortaya çıktı. Bu sevginin odağında ise, milyonlarca izleyiciyi ekran başına kilitleyen 'Hızlı ve Öfkeli' serisi yer alıyor.
Stephen Colbert'ın programında samimi açıklamalarda bulunan Nolan, bu aksiyon dolu seriyi 'sürekli izlediğini' ve 'çok sevdiğini' dile getirdi. Sadece izlemekle kalmayan yönetmen, henüz seriye yabancı olanlar için de bir yol haritası sundu. Ona göre, 'Hızlı ve Öfkeli' evrenine adım atmak isteyenler için en doğru başlangıç noktası, kronolojik olarak serinin ana akışından biraz farklı bir yerde duran, 2006 yapımı 'The Fast and the Furious: Tokyo Drift' filmi.
Nolan'ın bu samimi itirafı, serinin emektarı ve yapımcısı Vin Diesel'a da ulaştı. Diesel, ortak dostları usta oyuncu Michael Caine aracılığıyla tanıştığı Nolan'ı Instagram üzerinden selamlayarak, yönetmene duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Diesel, 'Sana bakıyorum Chris!' mesajıyla Nolan'a seslenirken, onun bu sürpriz hayranlığına ne kadar sevindiğini gösterdi.
Ancak Nolan'ın film zevki sadece hızlı otomobillerle sınırlı değil. Yönetmen, 2024'ün en sevdiği film olarak 'Gladiator II'yi gösterirken, 1994 yapımı aksiyon klasiği 'Speed' ve Will Ferrell'ın absürt komedisi 'Talladega Nights'a da özel bir ilgi duyduğunu gizlemiyor. Film eleştirmenleri ise, Nolan'ın bu seçimlerinin aslında kendi sinematik vizyonuyla örtüştüğünü savunuyor. 'Interstellar'daki gibi, 'Hızlı ve Öfkeli' serisinin de devasa dünyalar kurma, maksimalist bir anlatımla hikaye aktarma ve fantastik fikirleri dahi büyük bir ciddiyetle ele alma biçiminin, Nolan'ın sinemasına ne kadar yakın olduğunu vurguluyorlar. Kısacası, gerçek bir sinema dehası için önemli olanın türden çok, anlatının gücü ve izleyiciyi içine çeken o büyülü dünya olduğu bir kez daha kanıtlanmış oluyor.