Osmanlı'nın Doğduğu Topraklarda Bir Zaman Yolculuğu: Bilecik'in Saklı Güzellikleri

Osmanlı'nın Doğduğu Topraklarda Bir Zaman Yolculuğu: Bilecik'in Saklı Güzellikleri

Marmara'nın bereketli topraklarında, tarihin adeta nefes aldığı bir şehir Bilecik. Kuruluşun ve kurtuluşun sembolü bu topraklarda, Osman Gazi'nin hocası Şeyh Edebali'nin manevi ikliminden, Ertuğrul Gazi'nin yiğitliğine uzanan bir miras yatıyor. Küçük ama turistik bir il olan Bilecik, adeta bir açık hava müzesi gibi ziyaretçilerine kapılarını aralıyor. Şehrin merkezinden en ücra köşesine kadar keşfedilmeyi bekleyen pek çok güzellik barındırıyor.


Altı asırlık imparatorluğun temellerinin atıldığı bu kutsal topraklarda, sadece tarihe tanıklık etmekle kalmazsınız; aynı zamanda doğanın cömertçe sunduğu huzur dolu manzaralara da kendinizi bırakabilirsiniz. Bilecik'in merkezindeki tarihi dokuyu bir günde soluduktan sonra, ilçelerin kendine has güzellikleriyle tanışmak için yola koyulmak kaçınılmaz olacaktır.


Bilecik denince akla ilk gelen isimlerden biri şüphesiz Şeyh Edebali. Osman Gazi'nin hem hocası hem de kayınpederi olan bu bilge zatın türbesi, şehrin manevi kalbi adeta. Osman Gazi'nin rüyasında gördüğü ve devlet kurma müjdesini aldığı rivayet edilen olay, Şeyh Edebali'nin ne denli önemli bir figür olduğunu gözler önüne seriyor. Türbe girişinin ücretsiz olması da bu manevi yolculuğu daha da anlamlı kılıyor. Şeyh Edebali'nin yanı sıra, eşi Bala Hatun ve kızı Rabia Bala Hatun'un türbeleri de bu kutsal alanda huzur buluyor.


Şehrin tarihi dokusunu daha yakından hissetmek isteyenler için Orhan Gazi Camii ve hemen yanındaki tarihi minare görülmeye değer. Osmanlı mimarisinin erken dönem örneklerinden biri olan cami, sade güzelliğiyle dikkat çekiyor. Caminin çifte minareleri, II. Abdülhamit döneminin izlerini taşıyor. Her pazar sabahı namazında misafirlere sunulan çorba ve çay ikramı ise bu tarihi yapıyı daha da sıcak bir hale getiriyor. Camiden yukarı doğru yürüdüğünüzde karşınıza çıkan, tek başına dimdik ayakta duran tarihi minare, adeta zamanın bir bekçisi gibi.


Osmanlı Devleti'nin 36 padişahını tanıtan Tarih Şeridi, adeta bir zaman tüneli sunuyor ziyaretçilere. Osman Gazi'den başlayıp son padişaha kadar uzanan bu 150 metrelik açık hava müzesi, bilgilendirici panoları ve görselleriyle tarihe ışık tutuyor. Şeyh Edebali Türbesi'nin bulunduğu alanda yer alan bu şerit, ücretsiz olarak gezilebiliyor.


Manevi atmosferin ardından doğayla baş başa kalmak isteyenler için Şeyh Edebali Kanyonu harika bir seçenek. Türbe yakınındaki asansörle inebileceğiniz kanyon, yürüyüş platformlarıyla gezilebilir bir alan sunuyor. Dikkatli bir iniş gerektirse de, doğa tutkunları için eşsiz bir deneyim sunma potansiyeli taşıyor. Kanyonun içinde, Orhan Gazi'nin ihtiyaç sahiplerine yemek dağıttığı imaretin kalıntılarını da görebilirsiniz.


Şehrin silüetine zarif bir dokunuş katan Bilecik Saat Kulesi, 1907 yılından bu yana zamanın sessiz tanıklığını yapıyor. Bilecik Belediye Binası'nın önünde yer alan 20 metre yüksekliğindeki kule, dört katlı yapısı ve kurşun külahıyla dikkat çekiyor. Etrafındaki panolarda Bilecik tarihine dair bilgiler yer alırken, renkli çiçekler ve Osmanlı Arması hoş bir görsel şölen sunuyor.


Bilecik'in merkezinde, tam bir kavşağın ortasında yer alan üç boyutlu Osmanlı Arması, şehrin kimliğini yansıtıyor. 2008 yılında ziyarete açılan bu görkemli arma, üzerinde Şeyh Edebali'nin "İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın!" sözünü taşıyor. Dünya üzerinde en çok anlam içeren armalardan biri olarak kabul edilen Osmanlı Arması, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.


Şehrin kültürel dokusunu ve yaşam biçimini yansıtan Bilecik Yaşayan Şehir Müzesi, ücretsiz gezilebilen keyifli bir durak. Pazartesi günleri hariç her gün açık olan müze, Bilecik'in tarihine, örf ve adetlerine ışık tutuyor. Müze çıkışında Yörük Çadırı'nda yöresel lezzetleri tadabilirsiniz.


Bilecik'in merkezinden Söğüt istikametine doğru yol alırken, 550 metre yükseklikteki tepede Dursun Fakıh Türbesi sizi karşılıyor. 1327 yılında vefat eden Dursun Fakıh'ın sandukasının bulunduğu türbe, mavi tonlardaki çinileriyle süslenmiş.


Bilecik denince akla ilk gelen ilçelerden biri şüphesiz Söğüt. Ertuğrul Gazi Türbesi, Kuyulu Mescit, yetimhane ve çeşme gibi pek çok tarihi yapıyı barındıran Söğüt, adeta Osmanlı'nın ilk başkenti gibi. Bu küçük ama tarihi önemi büyük yerleşim, başlı başına bir gezi rehberini hak ediyor.


Bu destansı zaferin anısına dikilen Metristepe Zafer Anıtı ve şehitlik, o günlerin ruhunu yaşatıyor. Anıtın üzerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz" sözleri yer alıyor. Buraya uğradıktan sonra az ilerideki Metristepe Doruk Şehitliği'ni de ziyaret edebilirsiniz.


Metristepe Zafer Anıtı'na çok yakın bir konumda bulunan Kamuran Gazi Türbesi, Ertuğrul Gazi'nin silah arkadaşlarından birine ait. Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmasa da, bu tarihi figürün mezarını ziyaret etmek anlamlı bir durak olabilir.


Bozüyük'ün Erikli köyünde yer alan Atatürk Köşkü, Ulu Önder'in yakın silah arkadaşlarından Albay İbrahim Çolak tarafından yaptırılmış. Atatürk'ün 1937'deki Bilecik ziyaretinde dinlendiği bu köşk, Erikli Tabiat Parkı içinde yer alıyor. Parkta piknik yapabilir, doğa yürüyüşlerine çıkabilirsiniz.


Bozüyük merkeze 10 dakika mesafedeki İnönü Şehitliği, Kurtuluş Savaşı'nda şehit düşen kahraman askerlerimizi anmak için yapılmış. 844 mezarın bulunduğu bu kutsal alanda, cumhuriyete giden yolda verilen mücadeleyi hatırlamak büyük bir gurur.


Gölpazarı ilçesinde bulunan Mihal Bey Hanı, Hamamı ve Mihal Gazi Camii, Osmanlı'nın erken dönem eserlerinden. 1318 yılında Mihal Bey tarafından yaptırılan ve Taşhan olarak da bilinen han, tarihi kervan yolu üzerinde yer alıyor. Caminin hala ibadete açık olması, bu tarihi yapının yaşatıldığını gösteriyor.


Pazaryeri ilçesinde yer alan Bozcaarmut Göleti, yaklaşık 1100 rakımda, çam ormanlarıyla çevrili sakin bir vaha. Özellikle çadır ve karavan tutkunlarının gözdesi olan bu gölet, doğayla iç içe huzurlu bir kaçamak sunuyor.


Pazaryeri ilçe merkezine sadece 10 dakika uzaklıktaki Günyurdu Barajı, Bakraş Çayı üzerine kurulmuş. Piknik yapmak ve balık tutmak isteyenler için hafta sonu kaçamakları için ideal bir nokta.


Günyurdu Barajı'na 10 km mesafedeki Küçükelmalı Göleti, piknikseverler için vazgeçilmez bir durak. Küçükelmalı Tabiat Parkı olarak koruma altına alınmış bu alanda mangal yapabilir, göl etrafında keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz.


Pazaryeri merkeze 11 km uzaklıktaki Büyükelmalı Göleti de, sakinlik arayanlar için biçilmiş kaftan. Küçükelmalı ve Büyükelmalı göletleri, Bilecik'in doğal güzellikleri arasında öne çıkıyor.


Yenipazar ilçe sınırlarında yer alan Harmankaya Kanyonu, 2012 yılında tabiat parkı statüsünde koruma altına alınmış. Yaklaşık 3 km uzunluğundaki kanyon, şelaleleri ve serin sularıyla doğa yürüyüşleri için harika bir rota sunuyor. Kanyonun içinde akan çay, yaz aylarında bile soğukluğunu koruyor.


İnhisar ilçesindeki İnhisar (Çalkara) Şelalesi, doğal güzellikler arasında yer alıyor. Vadi tabanında bulunan şelaleye ulaşım zorlu olsa da, yolculuğa değecek muhteşem bir manzara sunuyor.


Osmaneli ilçesinde bulunan Rüstem Paşa Camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı Rüstem Paşa tarafından 16. yüzyılda yaptırılmış. İlçenin en eski camisi olması sebebiyle Ulu Cami ve Cami-i Kebir olarak da bilinen yapı, 2011 yılında restore edilerek ibadete açılmış.


Rüstem Paşa Camii'ne sadece 500 metre mesafede bulunan Aya Yorgi Kilisesi, şehrin farklı kültürel dokusunu gözler önüne seriyor. Bu tarihi yapı, şehrin çok dinli ve çok kültürlü geçmişine ışık tutuyor.