Türkiye turizmi, yıllardır üzerine yapışan tek boyutlu etiketlerden sıyrılıp kabuk değiştiriyor. İstanbul’da kapılarını açan Turizm Yatırım Forumu, sektörün sadece bir rota değişikliği değil, adeta bir zihniyet devrimi gerçekleştirdiğini gözler önüne serdi. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin’in dile getirdiği 850 milyonluk ziyaretçi hedefi, sadece bir sayıdan ibaret değil; ülkenin küresel ölçekte nasıl bir vizyonla hareket ettiğinin somut bir göstergesi.
Veriler, bu iddialı duruşun altının boş olmadığını kanıtlıyor. 2017 yılında dünya sıralamasında sekizinci olan Türkiye, bugün Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un liderliğinde dördüncü sıraya yerleşerek devler ligindeki yerini sağlamlaştırdı. 65,2 milyar dolarlık devasa bir gelir hacmine ulaşan sektör, artık ekonominin yan ürünü değil, doğrudan lokomotifi konumunda. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi CEO’su Gloria Guevara Manzo'nun vurguladığı üzere, Türkiye artık pasif bir varış noktası olmaktan çıkıp, küresel oyunun kurallarını dikte eden aktif bir oyuncu haline geldi.
Peki, önümüzdeki 15 yıllık süreçte bizi neler bekliyor? Sektörün öncüleri artık 'daha fazla insan' yerine 'daha nitelikli hizmet' formülüne odaklanıyor. İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, sermayenin yönünü yeşil dönüşüm ve çevreci projelere kırmanın zorunluluğuna dikkat çekerken; İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, turizmi mevsimsel kısıtlamalardan kurtaracak kongre ve fuar yatırımlarının kritik rolünü hatırlatıyor.
Türkiye, binlerce yıllık kadim mirasını yapay zeka destekli dijital altyapıyla buluşturarak turizmi 365 güne yaymaya kararlı. Yaz aylarında dolup taşan ancak kışın sessizliğe gömülen otel koridorlarını yaşayan, canlı ve yılın her günü değer üreten cazibe merkezlerine dönüştürmek, Türkiye'nin 2035 stratejisinin temel direğini oluşturuyor.