Petrol piyasaları yeni bir tarihe hazırlanıyor. Katar Enerji Bakanı, İran-Amerika gerilimlerinin Hürmüz Boğazı’na ulaşmasıyla Brent petrolün 150 dolar/varil seviyesine çıkabileceğini açıkladı. Bu kez öne çıkan senaryo, 1973 Enerji Krizinden daha kapsamlı bir stagflasyonun da kapısını aralıyor.
ABD Başkanı Trump’ın İran Savaşı’nın en az altı hafta süreceğini söylemesi, strateji odaklı beklentileri şekillendiriyor ama enerji uzmanları üç ay ve üzeri süren bir çatışmanın olasılığını ihmal etmemeyi öneriyor. İran’ın kritik üretim tesislerini hedeflemesi ve Hürmüz Boğazı’nı tıması, enerji tedarik zincirlerini paralize edecek bir sarsıntı yaratabilir.
İran-Amerika çatışmasının ikinci dalgası olarak göze çarpan bu kriz, Türkiye’yi de dört kilit riskle karşı karşıya bırakıyor. Birincisi 2009’dan beri en yüksek enflasyon dalgalarının devamlılığı, ikincisi TCMB’nin faiz politikasında hareketsiz kalması, üçüncüsü enerji sübvanselerinin maliyet yükünü artırması ve dördüncüsü ihracat ve yatırım projelerinin zorlanması. Döviz piyasaları dengesizliklere rağmen, TCMB doların sabit kalmasını garantileyebilse de borsa ve DIŞBİS’te zararlar çoğalacak.
Yatırımcılar için bu hafta dikkat çekecek potansiyel beş hisse analiz edildi. ASELS, TKFEN, CIMSA, AFYON ve TRMET, stratejik yatırımlar için izlenebilecek isimler arasında. Ancak bu analiz yatırım tavsiyesi niteliğinde değil, risk beklentilerini değerlendirmek için bir rehberdir.
Karar verme sürecinde en kritik adım, riskten kaçınma ve TL’de bekleme stratejisinin öne çıkması. Enerji krizinin ardından ekonomik dengelerin yeniden şekillenmesi, uzun vadeli planlamaları ciddi oranda etkileyecek.