Van’da üniversite koridorlarından koparılan genç bir hayatın ardından tam 17 ay geçti. Ancak Rojin Kabaiş’in ölümüne dair soru işaretleri, ilk günkü ağırlığını koruyor. Acılı baba Nizamettin Kabaiş, kızının yaşamını yitirdiği o karanlık günlerden bu yana süren derin sessizliği bozmak için bir kez daha kamuoyunun ve yetkililerin kapısını çalıyor.
Soruşturma dosyasının tozlu raflarda unutulmasına tahammülü kalmayan baba, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı’na doğrudan seslenerek süreci yeniden hareketlendirmek istiyor. Kabaiş’in çağrısında özel bir isim dikkat çekiyor: Adalet Bakan Yardımcısı Akın Gürlek. Aile, Gürlek’in dosya üzerindeki inisiyatifinin, tıkanan hukuki süreci aşmak adına bir anahtar vazifesi göreceğine inanıyor.
Geride kalan aylar, Kabaiş ailesi için sadece bir yas süreci değil, aynı zamanda yanıtlanmayan sorularla dolu bir hukuk mücadelesine dönüştü. Olayın niteliğine dair belirsizlik—bir kaza mı, bir ihmal mi yoksa bir cinayet mi—toplum vicdanını da rahatsız etmeye devam ediyor. Nizamettin Kabaiş’in beklentisi oldukça net: Adaletin tecelli etmesi için devletin tüm mekanizmalarının seferber edilmesi ve dosyadaki gizem perdesinin aralanması.
Bu çıkış, yalnızca Rojin’in anısı için değil, aynı zamanda benzer mağduriyet yaşayan ailelerin devletin adli mekanizmalarına olan güvenini yeniden inşa etmek için bir zorunluluk haline geldi. Şimdi gözler, Ankara’daki adli koridorlara çevrilmiş durumda. Akın Gürlek’in ve ilgili bakanlıkların bu çağrıya vereceği karşılık, genç bir kadının ölümünün ardındaki gerçeklerin gün yüzüne çıkıp çıkmayacağını belirleyecek.