Safranbolu'nun hemen yanı başında, adeta onun minyatür bir yansıması gibi duran Yörük Köyü, son yıllarda gezginlerin gözdesi haline geldi. Batı Karadeniz'in o kendine has dokusunu hissetmek isteyenlerin rotasını şaşırtmadan çevirdiği bu köy, hafta sonu kaçamakları için de biçilmiş kaftan. Hatta dilerseniz, bu otantik atmosferde bir gece konaklama şansı da bulabiliyorsunuz.
Ahşabın ustalığını sergileyen iki veya üç katlı evler, dimdik ayakta duran heybetli konaklar, adeta tarihin nefesini taşıyan 350 yıllık çamaşırhane ve damaklarda iz bırakan yöresel lezzetler... Yörük Köyü, daha ilk adımda insanı büyülüyor. Hele ki Kasım Sipahioğlu Konağı ve onun neşeli, hikaye dolu sahibi Filiz Teyze, bu köyün ruhunu oluşturan en önemli unsurlardan. Filiz Teyze'nin anlatılarıyla, konağın ve köyün derinliklerine doğru keyifli bir yolculuğa çıkacaksınız.
Yörük Köyü Nerede Saklı?
Bu büyüleyici köy, Karabük iline bağlı Safranbolu'ya 11 kilometre mesafede bulunuyor. Kastamonu yönüne doğru ilerlerken, Safranpark AVM'yi geçtikten kısa bir süre sonra karşınıza çıkan tabela ile Yörük Köyü'ne varmış olacaksınız. Köye ulaştığınızda aracınızı otoparka bırakıp, köyün dar sokaklarında yürüyerek kaybolmak en akıllıcası. Özellikle yoğun dönemlerde köy içine araçla girmek adeta imkansız hale gelebiliyor.
Ulaşım Kolaylığı Sizi Bekliyor
Kendi aracınızla rahatça ulaşabileceğiniz Yörük Köyü'ne, toplu taşıma ile gelmeyi tercih edenler için de Safranbolu'dan düzenli dolmuş seferleri mevcut. Safranbolu merkezden kalkan bu dolmuşlar, Tarihi Çarşı'daki Cinci Hamamı önünden hareket ediyor. Dolmuş saatleri mevsime göre değişiklik gösterebilse de, genellikle sabah erken saatlerden akşam geç saatlere kadar hizmet veriyorlar. Pazar günleri sefer saatlerinde küçük farklılıklar olabileceğini unutmayın.
Yörük Köyü: Tarihin İzinde Bir Yolculuk
Türkiye'nin 'Müze Köyü' olarak da anılan Yörük Köyü'nün kökeni, adındaki 'Yörük' kelimesine dayanıyor. 'Yörümek' yani 'yürümek' fiilinden türeyen bu kelime, göçebe yaşamı benimsemiş Oğuz boylarına ait. Hayvancılıkla geçimini sağlayan, çadırlarda konup göçen Yörüklerin bir kısmı zamanla yerleşik hayata geçmiş. Rivayetlere göre, Kayı Boyu'ndan üç kardeşin bu topraklara yerleşmesiyle kurulan köy, zamanla Anadolu'nun önemli yerleşimlerinden biri haline gelmiş. 14. ve 15. yüzyıllarda dağınık halde yaşayan Yörüklerin, zamanla burayı merkez edindikleri biliniyor. 1997'de Kentsel Sit Alanı ilan edilen köy, düz bir arazi üzerine kurulmuş olmasıyla Safranbolu'dan ayrılıyor. Mimari yapısı, Osmanlı-Türk kırsal mimarisinden farklılaşsa da, Türk kültürünün ve aile yaşantısının derin izlerini taşıyor.
Konaklar, Çamaşırhaneler ve Yaşayan Bir Kültür
Bugün Yörük Köyü'nde 93 tescilli konak bulunuyor; en yaşlısı yaklaşık 450 yıllık. 300 yıllık bir çamaşırhane de köyün en dikkat çekici yapılarından. Bitişik nizam inşa edilmiş, iki veya üç katlı konaklar, kendine ait bahçeleriyle adeta birer yaşam alanı. Köyde 140 hane bulunsa da, sadece 62'sinde sürekli yaşam devam ediyor. Köyün nüfusu yaklaşık 250 kişiden oluşuyor. Zamanında İstanbul'a yoğun göç veren köy halkı, oraya 'Goca Köy' lakabını takmış.
Yörük Köyü'nün Yetiştirdiği Değerler
Yörük Köyü, sanat ve moda dünyasına da önemli isimler kazandırmış. Meydandaki heykeliyle anılan dünyaca ünlü soprano Leyla Gencer, köken olarak bu topraklara bağlı. Yine moda dünyasının duayenlerinden Cemil İpekçi de Leyla Gencer'in akrabası ve kökeni Yörük Köyü'ne dayanıyor. Ünlü spiker Gülgün Feyman'ın anneannesi ve Yeşilçam'ın usta ismi Türker İnanoğlu da bu topraklardan yetişen değerler arasında.
Köyde Keşfedilecek Noktalar
Çökön Meydanı ve Leyla Gencer Anıtı: Köye ilk adım attığınızda sizi karşılayan bu meydan, dünyaca ünlü soprano Leyla Gencer'e adanmış.
Yörük Köyü Camii: Ahşap minaresi ve cephesiyle köyün dokusuna uyum sağlayan bu şirin camii, fotoğraf karelerinize renk katacaktır.
Kasım Sipahioğlu Konağı: Köyün popülerliğini artıran Filiz Teyze'nin evi olan bu konak, geleneksel Türk konut mimarisinin güzel bir örneği. Ücretli girişli bu yapıda, haremlik ve selamlık bölümlerini, dönemin yaşam biçimini ve Bektaşilik öğretisinin izlerini taşıyan süslemeleri görebilirsiniz. Filiz Teyze'nin esprili anlatımları, gezintinizi unutulmaz kılacak.
Çamaşırhane: Yaklaşık 350 yıllık bu yapı, kadınların çamaşır yıkama ritüellerini anlatan ilginç detaylarla dolu. 12 köşeli taşında çamaşır yıkama geleneği ve dönemin sosyal yapısı hakkında bilgiler edinebilirsiniz.
Sucu Hafız Konağı: Vaktiniz ve merakınız varsa, bu konak da küçük bir etnoğrafya müzesi atmosferi sunuyor.
Damaklarda İz Bırakan Lezzetler
Yörük Köyü'nde güne güzel bir kahvaltıyla başlamak harika bir seçenek. Kasım Sipahioğlu Konağı'nda sunulan gözlemeler, serpme kahvaltı ve özellikle Filiz Teyze'nin el açması baklavası mutlaka denenmeli. Yörük Sofrası gibi mekanlarda da yöresel lezzetleri tadabilir, ödüllü baklavalarından sipariş verebilirsiniz.
Hediyelik Ne Almalı?
Köyden ayrılırken yöresel ballar, reçeller, safranlı sabunlar, bağlar gazozu, safranlı kolonya gibi pek çok safranlı ürün bulabilirsiniz. Ev yapımı mantı, baklava, erişte de sevdikleriniz için harika hediyeler olacaktır. Safranbolu ev maketleri, magnetler ve el örgüsü şallar da tezgahlarda yerini alıyor.
Yörük Köyü'nde Yapmadan Dönme!
Kasım Sipahioğlu Konağı'nı Filiz Teyze'den dinlemeden, Tarihi Çamaşırhane'yi ziyaret etmeden, kapı tokmaklarındaki iplerin anlamlarını çözmeden, Muratoğlu Konağı'nda konaklama yapmadan, köy sokaklarında kaybolup bol bol fotoğraf çekmeden ve tabii ki gözleme ile baklavanın tadına bakmadan bu diyardan ayrılmayın.