Schengen’de Görünmez Duvarlar: Randevu Karaborsası ve Vize Çarkı

Schengen’de Görünmez Duvarlar: Randevu Karaborsası ve Vize Çarkı

Schengen vizesi alabilmek, artık sadece pasaportunuzun gücüne değil, aynı zamanda ciddi bir bütçeye, sabra ve aracı kurumların insafına kalmış durumda. Canan Coşkun’un Kısa Dalga için hazırladığı ve Lighthouse Reports’un VFS Global eksenli araştırmasından beslenen özel dosyası, bu sürecin sadece bir bürokratik işlemden ziyade, vatandaşı köşeye sıkıştıran bir “mağduriyet sarmalına” dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Rakamlar ise durumun vahametini net bir şekilde özetliyor: Son 10 yılda tam 1,5 milyon başvuru reddedildi. Bu, yaklaşık 27 milyar liranın hiçbir karşılık alınmaksızın buharlaşması demek.

Vize randevusu almanın imkansız hale geldiği günümüz koşullarında, dijital sistemler adeta bir “karaborsaya” ev sahipliği yapıyor. Başvuru sahipleri, resmi kanallardan randevu bulamadıkları için aracı kurumlara yüzlerce Euro ödemek zorunda kalıyor. Üstelik bu çile sadece randevuyla bitmiyor. Başvurucular; seyahat sigortası dayatmaları, kişisel verilerin gizliliğinin hiçe sayıldığı “Premium” bekleme salonları ve sürekli değişen teknik form süreçleriyle boğuşuyor.

Bir başvuru sahibinin anlattıkları, sistemin içindeki güvenlik boşluğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor: Ücret ödenerek girilen sözde “özel” salonlarda, mesleki bilgilerden özel hayat detaylarına kadar tüm veriler, diğer müşterilerin duyabileceği kadar açık bir ortamda masaya yatırılıyor. Kişisel verilerin korunması ilkesi, bu kapalı kapılar ardında maalesef bir tabela isminden öteye geçemiyor. Çalışanların tecrübesizliği ve güncel olmayan formların yarattığı karmaşa ise süreci tamamen bir kaosa sürüklüyor.

Sistemin perde arkasında ise dikkat çekici bir şirket trafiği var. Özellikle sigorta süreçlerinde Halis Ali Çakmak’ın kurucusu olduğu şirketlerin ismi sıkça geçiyor. Yurttaşlar, zorunlu tutulan bu sigortaların bir “çark” haline geldiğini savunuyor. Bugün Dolapdere’deki başvuru merkezlerinin kapısında bekleyen her kişi, sadece bir vizeye değil, aslında bu sistemin yarattığı devasa ekonomik ve psikolojik baskıya karşı da bir mücadele veriyor.