Trabzon'un Maçka ilçesinde, Karadağ’ın dik yamaçlarına adeta bir kartal yuvası gibi yerleşen Sümela Manastırı, yıllardır süren restorasyon belirsizliğini geride bıraktı. Doğa ve tarihin iç içe geçtiği bu kadim yapıda, kaya düşme riski başta olmak üzere yürütülen hummalı güvenlik çalışmaları nihayet meyvesini verdi. Mistik atmosferiyle yerli ve yabancı turistleri kendine çeken manastır, artık çok daha güvenli bir rotada misafirlerini kabul ediyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde gerçekleştirilen titiz kaya ıslahı süreci, yapının ziyaret edilebilirliğini kökten değiştirdi. Geçmişte erişimin kısıtlandığı, güvenlik endişesi taşıyan pek çok bölüm artık ziyarete açık. Ana kilise binasından keşişlerin yaşam alanlarına, kütüphaneden ayazmaya kadar uzanan geniş bir alan, ziyaretçilerin keşfini bekliyor. Bu tarihi mirası solumak isteyenlerin ise mevsimsel takvimi göz önünde bulundurması şart.
Manastırın mesai saati, güneşin hareketlerine göre şekilleniyor. Yaz sezonunda sabah 08.00’de başlayan serüven, akşam 19.00’a kadar devam ediyor; kış ayları geldiğinde ise günün erken kararması sebebiyle kapılar 17.00’de kapanıyor. Ancak dikkat: Gişeler, kapanış saatinden yarım saat önce kepenk indiriyor. Manastıra çıkan yolun dikliği ve yaya trafiği göz önüne alındığında, ziyaretinizi son dakikaya bırakmamanız önemli bir detay.
Altındere Vadisi’nin derinliklerinde başlayan yolculuk, özel araçların bırakılmasıyla yerini minibüs seferlerine bırakıyor. Vadideki otoparktan binen ziyaretçiler, manastıra çıkan patikanın hemen başında iniyor. Buradan sonrası, yaklaşık 300 metrelik kısa ama etkileyici bir tırmanış. Müze Kart’ın geçerli olduğu bu eşsiz yapıda bilet işlemleri de hem gişelerden hem de dijital kanallardan yürütülebiliyor. Sümela, sadece bir taş yapıt değil; doğayla baş başa, tarihin sessizliğinde bir mola vermek isteyenleri bekliyor.