Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik mesajlarını bir kez daha netleştirdi: Bir anlaşmaya varma arzusunu dile getirirken, Tahran yönetiminin nükleer silaha sahip olmasına asla izin verilmeyeceğinin altını çizdi. Beyaz Saray'dan Texas'a doğru yola çıkarken gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, mevcut müzakere sürecinden duyduğu memnuniyetsizliği açıkça ifade etti.
Trump, İran'ın 'iyi niyetle ve açık bir şekilde müzakere yapmadığını' savundu. Bu durumun, diplomatik çözüme ulaşma çabalarını sekteye uğrattığını belirten Başkan, 'Bize sahip olmamız gerekenleri vermeye yanaşmamalarından memnun değilim. Bugün ek görüşmelerimiz olacak, bekleyip göreceğiz ama gidişattan memnun değilim' sözleriyle tepkisini ortaya koydu. Bu memnuniyetsizlik, bölgede giderek artan gerilimin de bir yansıması olarak yorumlandı.
Olası bir askeri müdahalenin 'uzun ve yıpratıcı bir savaşa dönüşme riski olup olmadığı' yönündeki bir soruya ise Trump, 'Her zaman bir risk vardır. Biliyorsunuz, savaş olduğunda her şeyde, hem iyi hem de kötü, bir risk vardır' yanıtını verdi. Rejim değişikliği ihtimaline yönelik spekülasyonlara ise 'Hayır, kimse bilmiyor. Olabilir de olmayabilir de. Bunu ordu olmadan yapabilsek güzel olurdu ama bazen yapmak zorundasınız' diyerek kapı araladı. Bu açıklamalar, Washington'ın Tahran'a karşı seçeneklerini masada tuttuğunu, ancak diplomatik çözümün öncelikli olduğunu işaret ediyordu.
İran meselesinin yanı sıra, Trump'ın gündeminde başka bölgesel konular da vardı. Küba'daki yönetimin 'dostane şekilde devralınması' ihtimalinden bahseden Başkan, ada halkının yaşadığı sıkıntılardan duyduğu 'acı'yı dile getirdi. Pakistan ile Afganistan arasındaki gerilime müdahale edip etmeyeceği sorusuna ise 'Pakistan'la çok iyi anlaşıyorum. Harika bir başbakanınız, harika bir generaliniz, harika bir lideriniz var ve bence Pakistan, son derece iyi iş çıkarıyor' ifadeleriyle yanıt vererek bölgedeki müttefiklerine olan güvenini vurguladı.
Bu gerilimli atmosferde, ABD Dışişleri Bakanlığı vatandaşlarına yönelik İran'a seyahat etmeme çağrısını yineledi ve halihazırda ülkede bulunan Amerikalıların derhal ayrılmaları yönünde uyarıda bulundu. Öte yandan, Türk Hava Yolları (THY) İletişim Başkanı Yahya Üstün, sosyal medyada dolaşan İran seferlerinin iptal edildiği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayarak, 'Herhangi bir sefer iptalimiz yoktur. Gündüz şartlarında icra edilen seferlerimiz planlandığı şekilde devam etmektedir' açıklamasını yaptı.
Washington'ın diplomatik çarkları da hızla dönmeye devam ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Rubio adlı diplomat, 2-3 Mart tarihlerinde İsrail'de temaslarda bulunacak. Bu ziyaretin, İran'la artan gerilimin yanı sıra Lübnan'daki gelişmeler ve ABD'nin Gazze'ye ilişkin barış planı gibi bölgesel öncelikleri ele alması bekleniyor. Tüm bunlar yaşanırken, ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelerin üçüncü turu dün İsviçre'nin Cenevre kentinde gerçekleşti; ancak ABD ordusunun bölgedeki askeri varlığını sürdürmesi, diplomatik masadaki elin güçlü tutulmaya çalışıldığını gösteriyor.