Türkiye turizmi, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin gölgesinde başladığı sezonda rotasını yerli turiste çevirdi. Mayıs ayı sonundaki Kurban Bayramı tatili, Ege ve Akdeniz'deki tesislerin kapılarını yüzde 100 dolulukla açmasını sağlarken, sektördeki "temkinli iyimserlik" havasını da pekiştirdi. İran savaşı ve bölgedeki çatışmaların yarattığı tedirginlik, özellikle Avrupa pazarında rezervasyonların yavaşlamasına neden olsa da, yerli turistteki yüzde 20’ye varan artış, tesislerin imdadına yetişti.
Sektör temsilcileri mevcut hareketliliğin moral verici olduğunu kabul etse de, hükümetin 2026 yılı için koyduğu 68 milyar dolarlık gelir hedefi konusunda temkinli davranıyor. 2025 yılında 64 milyon yabancı ziyaretçiyi ağırlayarak dünyada dördüncü sıraya yerleşen Türkiye, turizm gelirlerinde de ciddi bir ivme yakalamıştı. Ancak 28 Şubat itibarıyla Orta Doğu'da tırmanan tansiyon ve enerji fiyatlarındaki öngörülemez yükseliş, Avrupalı turistin tatil alışkanlıklarını baştan aşağı değiştirdi.
TÜROB Başkanı Müberra Eresin, jeopolitik risklerin Körfez ve İran pazarlarında yarattığı "bekle-gör" psikolojisini dengelemek adına Balkanlar ve Uzak Doğu'ya odaklandıklarını belirtiyor. AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu ise yılın ilk çeyreğinde yüzde 8’lik bir kayıp yaşandığını anımsatarak, yerli turistin bu zorlu tabloda kilit bir rol üstlendiğini vurguluyor. Sektörün bir diğer büyük sorunu ise artan operasyonel maliyetler; Salamis Bay Conti Resort Genel Müdürü Süleyman Kansu, kaliteyi koruma refleksiyle hareket etmenin, kısa vadeli kârlılıktan daha kritik bir sınav olduğunu ifade ediyor.