Nürnberg semaları, 02 Mart 2026 tarihinde başlayan ve bu yıl 30'uncusu düzenlenen Türkiye-Almanya Film Festivali'nin açılış gecesinde, Türk sinemasının paha biçilmez değeri Haluk Bilginer'in derinlikli sözleriyle yankılandı. Usta aktör, sahneden sadece iki prestijli ödülle – Onur Ödülü ve Öngören Ödülü – değil, aynı zamanda dünya liderlerine ve insanlığa yönelttiği sarsıcı bir mesajla indi.
Bilginer, konuşmasının odağına, günümüz dünyasının içinde bulunduğu karmaşık durumu ve yöneticilerin tavırlarını alarak, adeta bir manifesto sundu. "Utanmayı bilmeyenler bu dünyayı yönettikçe, gezegenimiz daha da kötüye sürüklenecek," diyerek net bir duruş sergiledi. Türkiye-Almanya Film Festivali gibi kültürlerarası köprü kuran bir platformda bu denli keskin bir çıkış yapması, sanatın evrensel ve dönüştürücü gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Usta oyuncu, sanatın sadece estetik bir uğraş olmadığını, bilakis toplumsal bir sorumluluk taşıdığını vurguladı. "Başkası adına duyulan utanç ve üzüntüyü ifade etmeye kelimeler kifayetsiz kaldığında, işte o zaman filmler devreye girer," sözleriyle sanatın varoluş nedenini açıkladı. Dilin sınırlarına takılan duyguların sinema aracılığıyla nasıl köprüler kurduğunu, "Sanat politiktir ve hep politik kalacaktır. Çünkü dil yetmediğinde sanat başlar," cümleleriyle özetledi. Sinemanın, tüm sanat dallarını kucaklayan o muhteşem kapsayıcılığını da ayrıca belirtti.
Bilginer'in bu cesur ve haklı serzenişi, festival salonunda uzun süren alkışlarla karşılık bulurken, sosyal medyada da adeta bir çığ gibi büyüdü. Sanatseverler ve pek çok kullanıcı, konuşmayı "tam zamanında yapılmış, son derece cüretkar ve haklı bir başkaldırı" olarak nitelendirerek, değerli aktöre desteklerini dile getirdi. 8 Mart'a kadar devam edecek olan festival, Bilginer'in bu ses getiren çıkışıyla hafızalara kazınmış oldu.